efendimizaleyhisselam

Mehmed Emîn Tokadî hazretleri -Eshab-ı kiram hariç- İstanbul'un üç büyük evliyâsından biridir. (Diğer ikisi Murad-ı Münzavi ve Abdülfettah-ı Akri hazretleridir.) 1664 (H.1075) senesinde Tokat'ta doğdu. 1745 (H.1158)'te İstanbul'da vefât etti. Kabri, Unkapanı'na inen cadde ile Zeyrek Yokuşu'nun kesiştiği tepe üzerinde, Soğukkuyu Pîrî Paşa Medresesi kabristanındadır. Kendisini vesîle ederek duâ edenler dileklerine, muratlarına kavuşur...

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır:

Sultan Bâyezîd Câmii avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebî adında bir zâtın dükkanında, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Ara sıra Mehmed Emîn Efendi de öğle namazından sonra oraya teşrif ederdi... Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında, herkes tarafından sevilen, güzel ahlaklı bir kâdı (hâkim) geldi ve Kâdıaskerin, "Ben makamda olduğum sürece, sana vazife vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı... 

Bu hâdiseye üzülen Mehmed Emîn Efendi, yarım saat kadar murâkabeye daldı. Sonra hakîkati gören gözlerini açıp, dükkan sâhibi Kefelizâde İbrâhim Halebî'ye bir duâ yazdırdı. Bunu, o mağdur kâdıya verdi ve;

- Bu dua üzerindeyken doğruca Kâdıasker'e git! buyurup, adamcağızı gönderdiler...

Aradan birkaç saat geçmişti ki genç kadı, sevinçle geldi. Mehmed Emîn Efendiye durumunu şöyle arz etti:

- Kâdıaskerin makâmına girdim. Beni görünce beti benzi attı. Feryâd ederek; "Kâtip! Hemen bak! Bu kâdı efendinin tâyin edilmesi için münâsib bir yer var mı?" dedi. Kâtip, kayıtları kontrol ettikten sonra; "Bir yer var ama şimdilik dolu" dedi. Kâdıasker; "Olsun, hemen tâyin edelim, benim şu anda çektiğim sıkıntıyı bilemezsin!" dedi. Böylece tâyinim derhal yapıldı...

Mehmed Emîn Efendi verdiği o duâyı kâdıdan geri alıp, Kefelizâde İbrâhim Halebî'ye vererek silmesini söyledi. O da alıp sildi. Kefelizâde şöyle demiştir:

"Mehmed Emîn Efendinin bana yazdırdığı o duaya defâlarca denediğim halde bir daha yazamadım."

Bu dua silindi, günümüze ulaşmadı ancak bu mübarek zatın bizler için müjde olan bir duası var:

"Ömürlerinde bir defa bizi ziyaret eden imanını kurtarmadıkça vefat etmesin!"

Böyle dua eden bir zatın kabri ziyaret edilmez mi hiç?..

Ahmed Demirbaş

Developed by jtemplate