efendimizaleyhisselam

Dünya sultanlarına rehberlik eden gönül sultanlarından Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri, Anadolu'da yetişen büyük velîlerdendir.

1541 senesinde Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyz aldı. Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı.

1628 (H.1038)'de vefât etti. Kabri, Üsküdar'da kendi adıyla anılan dergâhındadır...

Bu mübarek zat Şereflikoçhisar'da doğmuş, ancak çocukluğu ve gençliği Sivrihisar'da geçmiştir. Sekiz pâdişâh devrini idrâk etmiştir. Asrında, gerek eserleri, gerekse sohbet, irşâd, vaaz ve nasîhatleri ile feyiz kaynağı olmuştur. Ferhâdiye Medresesinde müderrislik ve Bursa'da kadılık yapmıştır. Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri çok merhametliydi. Şu duası meşhurdur:

"Vefatımızdan sonra kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde bir Fatiha okuyanlar bizimdir. Bizi sevenler denizde boğulmasın ahir ömürlerinde fakirlik çekmesin, imanlarını kurtarmadıkça bu dünyadan göçmesin."

Mâneviyat rehberleri arasında müstesnâ bir yere sahip olan Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleri, Sultan I. Ahmed Han'ın da hocası idi. Hükümdardan büyük saygı görüyor, kendi de onu çok seviyor ve sayıyordu. Arayı pek fazla uzatmadan birbirini ziyaret ederlerdi. Uzun süre birbirini görmeden duramazlardı.

Sultan Ahmed Han'ın en mutlu anları hocasıyla beraber olduğu anlardı. Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleri Saray'a geldiğinde onun hizmetini bizzat kendisi görürdü.

Hüdâyî hazretleri, Topkapı Sarayı'nda yine padişahı ziyaret ettiği bir gün namaz vakti yaklaşmıştı. Abdest alıp hazırlanmak istediğinde hemen leğen ve ibrik geldi. Padişah suyu bizzat kendisi dökerek şeyhinin abdest almasına yardımcı oldu... Bu sırada Valide Sultan (padişahın annesi) de elinde havluyla bekliyordu. Valide Sultan o an kalbinden, bu mübarek insanın bir keramet göstermesini geçiriyordu...

Abdest almayı bitirmiş, kurulanmak üzere Valide Sultanın elindeki havluya uzanırken, onun içinden geçenlere vâkıf olan Hüdâyî hazretleri buyurdu ki: "Dünyanın en büyük devletinin hükümdarının, ibrikle eline su döktüğü, annesinin en nadide iplikten dokunmuş havlusunu tuttuğu insan, hiçbir sıfatı bulunmayan, sıradan bir kul, bir abd-i âcizdir. Bundan daha büyük keramet ne ola ki?"

Ahmed Demirbaş

Developed by jtemplate